OY HAKKI MI ?
Sanki verdiğimiz oy’lara sahip çıkıyormuşuz gibi; kullandığımız, kullanacağımız “oy hakkı” geçenlerde “düzeyli birliktelikleri” ile gündeme gelen bir kızımızın belki de o anda aklına geldiği için söylediği bir cümle ile Türkiye’nin gündemine oturdu: “Benim oyumla dağdaki çoban’ın oyu bir olamaz! AKP ‘yi ayak takımı başa getirdi”
Kızımız sadece bunları söylememiş; daha çok önemli şeylerde söylemiş ama bizim Türkiyeli basın ve Türkiyeli siyasetçiler halının bir tarafından tutmaya alıştıkları için;olayı tek yönlü ele alıp ortalığı karıştırdılar…
Aysun kız bakın başka neler söylemiş: “Ben vergi veriyorum: niye vergisini vermeyen, çok özür dilerim herkes üstüme gelecek ama kalıp olarak söylüyorum, 'dağdaki çoban'la benim oyum eşit mesela. Niye? Hiç vergisini vermeyen biriyle niye benim oyum eşit? O benim kadar duyarlı benim kadar sorumluluk sahibi bir şekilde yaklaşıyor mu acaba?
Gecekondu diken, sonradan belediyelerin diploma dağıtır gibi tapularını dağıttığı gecekondu dikenle, kaçak elektrik kullananla ki bu yüz binleri buluyor Türkiye'de; vergi kaçıranla niçin benim oyum eşit acaba?”
Herkese eşit oy hakkı yıllardır tartışılmayı bırakın; oy hakkı bazı kesimlere kısıtlanmış dı.
Atina’ da halkın % 10 u oy hakkına sahipti. Kadınların oy hakkı yoktu…Roma’ da da öyle !
Hindistan’daki kast sistemi, aşağı olarak kabul ettiği insanlara oy hakkı vermiyordu…
Eflatun bile eşit oy hakkına karşıydı…
Fransız düşünürü Montaigne “Denemeler” adlı eserinde “Tek tek değer vermediğimiz insanlar;bir araya gelince mi değerli oluyorlar?” diye soruyordu…
Osmanlı’nın bir döneminde “işret erbabının şahitliğinin kabul olunmadığını” Evliya Çelebi yazıyor…
Demokrasi kuralları tesbit edilirken,gelişme sürecinde bu soruya hiçbir zaman çözüm bulunamadı!
Bulunamaz da !
Kriterleri nasıl belirlenecek ?
Mesela düzeyli birlikteliklerin çokluğu kullanana artı oy hakkı verecek mi ?
İntihal/ aşırma yapan üniversite bürokradı ile intihale fırsat bulamayan asistanın oy’u aynı mı olacak ?
Hastasını öldüren, organ ticareti yapan doktor ile Anadolu’nun ücra köşesinde sağlık ocaklarında çalışan pratisyenin oy hakkı nasıl olacak ?
Kültür arazilerini beton yığınına çeviren mühendis, mimar ve şehir plancısı ya da belediye başkanına kaç oy hakkı tanınacak ?
Vergi kaçırma oranına göre mi iş adamlarına oy hakkı verilecek ?
İl öğretim,Orta öğretim, lisans ve yüksek lisan yapanlara nasıl bir hak tanınacak?
Çobanlar konusu da çok önemli: sürü çobanı ile köy çobanı’nın oy hakkı mal başına göre mi tesbit edilecek ?
Daha bir sürü soru ?
Ama en doğru soruyu da Müjde Ar sormuş “Ne yani bazısının oy hakkı 30 tane mi olsun?”
30,50,100,500 5000 oy’a sahip insanlar günümüz Türkiyesi’nde yok mu ?
Bunu da Müjde hanımın bilmeyişine verin!
Kimsenin bundan şüphesi olmasın, demokrasimiz emin ellerde: Müjde hanım ,Aysun kız, ve daha niceleri demokrasi tanımında anlaştıkları sürece ...
Reklam Alanı
http://www.acilhost.com/
http://www.denizweb.net/
http://www.mutluyuva.com/
http://www.tabirci.com/
http://www.annemevlenecek.com/
Bu yazı 23/04/2008 tarihinde eklenmiştir.