DEMİR - ÇELİK SEKTÖRÜ ÖRNEĞİ...
Demir-çelik sektörü örneği...
Marmaray projesi için, 440 adet demiryolu aracı temini ihalesinde, finale Hyundai ve Nurol kalmıştır. (Hyundai, Güney Kore firmasıdır. Nurol ise Kanada ve Alman firmaları ile konsorsiyum yapmıştır.)
Sonucun, ülkemiz ve firmalar için, hayırlı olmasını dilerim. Ancak, TÜVESAŞ/TÜLOMSAŞ ve TÜDEMSAŞ gibi firmaların ortada hiç görünmemelerine çok üzüldüğümü belirtmek isterim, TTK ve MKEK dahil, bu firmalar, ekonominin sırtında yük olmaktan, ne zaman çıkacaklardır? Ne zaman; teknolojiyi takip edecek, verimlilik kavramına önem verecek, yurtiçinde ve dışında rekabet edebilecek düzeye erişeceklerdir?
Bir de, Türk demir-çelik sektörünü analiz edelim:
2008 yılında, bu sektördeki işçi sayısı 28 bindir. Üretim de 28 milyon tondur. (1977 yılında, sadece Türkiye demir-çelik işletmelerinde 56 bin işçi çalışıyordu ve üretilen-sadece-1.5 milyon tondu.) (Aynı yılda tüm sektörde; Belçika’da 45 bin, İsveç’te 48 bin, Kanada’da 61 bin işçi çalışmakta idi.)
Son 30 yılda; dünyada işçi başına verimlilik 3-4 kat artmıştır. Bizde artış oranı 30 kattan fazladır. Zira, kamudaki akıl almaz israf sona ermiştir.
1939’da üretime geçen, Karabük demir-çelik fabrikalarında; 1963’te 3276, 1965’te 6.637, 1971’de 10.850, 1973’te (11 bini daimi, 5 bini geçici) 16 bin , 1977’de 18 bin kişi çalışmıştır. İşçi sayısı 5-6 kat artmıştır.
1977 yılında, İskenderun demir-çelik fabrikalarında 27 bin işçi çalışıyordu ve yıllık üretim, sadece 900 bin tondu.
Söz konusu yılda Türkiye demir-çelik işletmelerinde çalışan 56 bin kişinin üretimi, kişi başına 80 kg sıvı çelikti.
Dünyada (1980-2000 arasında) sektörde, 150 milyar dolarlık yatırım yapılmıştır. Böylece; dönem içinde hammadde/işgücü/vb. maliyetler yüzde 85 artmasına mukabil, üretim maliyetleri yüzde 15 düşmüştür. Kalite de yükselmiştir. Aynı dönemde; Karabük ve İskenderun’a aktarılan milyarlarca dolar ise israf edilmiştir. (1980-94 döneminde, Karabük’e 2 milyar dolar aktarıldı. Bunun, sadece 14 milyon doları yatırıma gitti. Neticede, 1994 yılında, Dünyanın en geri teknolojisine sahip bir kuruluş haline düştü. Siemens-Martin ocakları kullanan ve ingota döküm yapan, tek entegre demir-çelik tesisi oldu. Tüm dünya, BOF ve sürekli döküm teknolojisine geçmişti.)
(1980-2000 döneminde, İskenderun’a 4 milyar dolar kaynak aktarıldı. Bu sürede, fabrika 2.2 milyar dolar zarar etti. Ton başına 200 doları bulan işçilik maliyeti ile dünya rekoru (?) kırdı. Aktarılan kaynaklar, yatırımlara değil, ücret ödemelerine gitti.)
1995’te, çok isabetli bir kararla, Karabük tesisleri, çalışanlara devredildi. (Bedelsiz olarak). Ve 1994 yılında 231 milyon dolar zarar eden kurumun, 2007 karı 124.6 milyon YTL oldu.
Fabrikada, devirden bu yana (devlete yük olmadan) 500 milyon doların üzerinde yatırım yapıldı. Ocaklar BOF’a çevrildi. Kontinü döküm sistemine geçildi. Ve -nasip olursa- 2008’in ikinci yarısında, 4. yüksek fırın devreye girecek. Üretim kapasitesi 1 milyon tondan 2 milyon tona çıkacaktır. İşçi sayısı düştüğü halde, üretim (1994’e göre) 4 kat artmış olacaktır.
İskenderun tesisleri de, 31.01.2002 de, ERDEMİR’e devredildi. (Devir tarihinde, 2001 net satışları 347 trilyon TL, zarar ise 227 trilyon TL idi. Cironun yüzde 65’i kadar zarar vardı.) (Tesisler, 2007’de, 249 milyon YTL kar etmiştir. Zira, kişi başına sıvı çelik üretimi 681 kg’den, 1.742 kg’ye yükselmiştir.) Dönem içinde, (Devlete yük olmadan) 2.5 milyar dolarlık yatırım yapılmıştır. 40 projenin, 21’i bitirilmiştir. Bir kısmı da bitmek üzeredir. böylece; hem yüksek fırınların kapasitesi artırılmış, hem de çelikhane kapasitesi 2.2’den-5.25 milyon-ton/yıla çıkarılmıştır. 2008’in ikinci yarısında faaliyete geçecek olan, sıcak haddehanede yılda 3.5 milyon ton yassı çelik mamul üretilecektir. Bu yıllık, 4 milyar dolara yakın, ithalat azalması demektir.
İnşaatı devam eden 4.yüksek fırın, faaliyete geçince, yılda 2.2 milyon ton sıvı çelik üretecektir.
Neticede, planlanan yatırımlar bitip, faaliyete geçince, 2009 ve 2010 yılları Karabük ve İskenderun için, çok daha verimli ve karlı olacaktır. Türkiye, 2010’dan itibaren, yassı mamullerde ihracatçı konumuna geçecektir.
İşte, dünyanın en verimsiz ve hantal kurumlarının gösterdiği gelişme. Darısı, diğer kamu işletmelerinin de başına...
Reklam Alanı
http://www.acilhost.com/
http://www.denizweb.net/
http://www.mutluyuva.com/
http://www.tabirci.com/
http://www.annemevlenecek.com/
Bu yazı 24/06/2008 tarihinde eklenmiştir.